12 Kasım 2010 Cuma

Çalışarak Zengin Olmak Mümkün mü?

Bir fabrikada 800 liraya çalışan işçiyi göz önünde bulundurursak, günlük çalışma saati 8 saatse eğer 6 saat çalışması ile fabrika sahibine kendisine vermiş olduğu 800 lirayı kazandırmalıdır. Geriye kalan çalıştığı 2 saatte ise kazanılan para fabrika sahibine gitmektedir.


Bir fabrika sahibi, işçiye, daha az ücret verir veya daha fazla çalıştırırsa daha çok kazanır. Aksi halde arz talep yasası ve rekabet gereği batacaktır.
Bu durumda, bu fabrika sahibi işçiye en azami ücreti verecektir, yani işçinin karnını doyurabileceği kadar- bazen o kadarını bile vermez- .Bu durumda bir işçinin çalışarak zengin olma durumu asla olamaz. Ama bu işçiye böylemi yansıtılır? Hayır!

Her zaman, çalışarak kışın karnını doyuran karınca ve çalışmadığı için aç kalan ağustos böceği misali hikayeler anlatılır. Ama işin gerçeği çalışan açtır, keyif yapan tok.

Peki bunun çözümü nedir? Üretim araçları üzerindeki özel mülkiyeti kaldırmak! Şuan ki düzende sermayedar, pazardaki tüketiciye en hızlı ulaşan olması gerekir. Eğer rakipleri ondan önce ulaşırsa elindeki malı satamaz ve batar. Bu yüzden üretimi en yüksek düzeyde tutması gerekir ki zaten krizlerde bu yüzden olur. Sonuç olarak, üretim sermayedarın elinde olduğu için işçide ona bağlıdır. Eğer üretim araçları üzerindeki özel mülkiyet kalkar ve üretim, halkın kontrolünde, halkın ihtiyacı kadar olursa bu problem çözülür.

Yani; kapitalist ekonominin mantığı gereği çalışarak zengin olmak imkansızdır. çalışan kişi nekadar çok çalışırsa, çalıştıran o kadar kazanır çalışan değil. Hadi Sakıp Sabancı'yı hep beraber rahmetle analım, “çalışmak çalışmak çalışmak”.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder